Tıbbi Kenevir

ALS’te Kenevir: Hastalığı Yavaşlatıyor mu, Belirtileri Hafifletebilir mi?

Kanıtlar sınırlı düzeyde - İnsan çalışmalarında kanıtlar sınırlı ve karışık; nabiximols için ana sinyal spastisite belirtilerinde, hastalığın ilerlemesinde değil.

ALS’te Kenevir: Hastalığı Yavaşlatıyor mu, Belirtileri Hafifletebilir mi? kapak görseli

Amyotrofik Lateral Skleroz, kısa adıyla ALS, kasları hareket ettiren sinir hücrelerinin zamanla zarar gördüğü ilerleyici bir hastalıktır. Hastalık ilerledikçe kişi yürüme, konuşma, yutma veya nefes alma gibi işlerde zorlanabilir.

Kenevir ve kannabinoidler bu alanda neden araştırılıyor? Çünkü bazı hastalar kas sertliği, kramplar, ağrı, uyku sorunları ve kaygı gibi belirtiler için bu ürünlere yöneliyor. Fakat en önemli soru şudur: Kenevir ALS’yi yavaşlatıyor mu, yoksa yalnızca bazı belirtileri hafifletebilir mi?

Bugünkü kanıtlar ikinci soruya sınırlı bir yanıt veriyor. Kenevirin ALS’yi tedavi ettiğini veya hastalığın ilerlemesini durdurduğunu gösteren güvenilir insan kanıtı yok.

ALS nedir?

Motor nöronlar, beyinden ve omurilikten kaslara hareket emri taşıyan sinir hücreleridir. ALS bu hücrelere zarar verdiğinde kaslar emirleri eskisi kadar iyi alamaz. Bunun sonucunda güçsüzlük ve hareket kaybı gelişebilir.

Belirtiler kişiden kişiye değişebilir. Kas güçsüzlüğü, spastisite, kramplar, kaslarda küçük istemsiz seğirmeler olan fasikülasyon, ağrı, uyku sorunları, iştahsızlık ve kaygı sık konuşulan sorunlardır. Bazı kişilerde konuşma ve yutma güçlüğü erken dönemde ortaya çıkabilir. İleri aşamalarda solunum kaslarının zayıflaması özel destek gerektirebilir.

ALS ilerleyici bir hastalıktır. Bugün tedavi yaklaşımı iki ana alana ayrılır: Hastalığın seyrini etkileyebilecek ilaçlar ve belirtileri, beslenmeyi, hareketi, iletişimi ve solunumu destekleyen çok yönlü bakım. T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarının bilgilendirmelerinde de ALS için kesin bir tedavinin bulunmadığı, bakımın nöroloji ve destek ekipleriyle sürdürülmesi gerektiği belirtilmektedir.

Kenevir neden ALS araştırmalarının konusu oldu?

Kenevir bitkisinde çok sayıda kannabinoid bulunur. Ancak THC, CBD, nabiximols ve dronabinol aynı şey değildir.

THC, psikoaktif etkisi olan bir kannabinoiddir. CBD, THC gibi sarhoş edici etki oluşturmaz. Nabiximols ise belirli miktarda THC ve CBD içeren standardize bir ağız spreyi formudur. Dronabinol, THC’nin ilaç olarak kullanılan bir formudur.

Bu maddeleri, içeriği ve dozu belirsiz kenevir ürünleriyle karıştırmamak gerekir. Bir klinik araştırmada kullanılan standardize ürünün sonucu, internette satılan herhangi bir yağ veya bitkisel ürün için geçerli değildir.

Araştırmacılar ayrıca endokannabinoid sistemi de inceliyor. Bu sistem sinir hücreleri arasındaki iletişimde ve bağışıklık yanıtında rol oynar. Teorik olarak bu sistem, nöroinflamasyon, oksidatif stres ve sinir hücresi hasarıyla bağlantılı olabilir. Bu nedenle kannabinoidlerin koruyucu bir etkisi olup olmadığı hayvan modellerinde araştırıldı.

Ancak hayvan çalışmasında görülen biyolojik etki, insan tedavisi için tek başına yeterli değildir. İnsan vücudunda doz, yan etki, hastalık evresi ve başka ilaçlar sonucu değiştirebilir.

İnsan çalışmalarında ne bulundu?

CANALS çalışması: Spastisite için sınırlı iyileşme

2019’da yayımlanan CANALS çalışması, motor nöron hastalığı olan kişilerde THC ve CBD içeren nabiximols spreyini değerlendirdi. Bu çalışma randomize, çift kör ve plasebo kontrollüydü. Yani katılımcılar rastgele gruplara ayrıldı, araştırmacılar hangi kişinin gerçek ürünü aldığını bilmiyordu ve sonuçlar plaseboyla karşılaştırıldı.

Çalışmaya 60 kişi alındı ve 59 kişinin sonucu analiz edildi. Araştırma 6 hafta sürdü. Nabiximols grubunda her püskürtmede yaklaşık 2,7 mg THC ve 2,5 mg CBD bulunan standardize bir ürün kullanıldı.

Sonuçta nabiximols alan grupta kas spastisitesi ölçümünde plaseboya göre istatistiksel olarak anlamlı, fakat sınırlı bir iyileşme görüldü. Bu, bazı hastalarda kas sertliği ve istemsiz kasılmaların azalabileceğine dair bir sinyaldir.

Fakat çalışmanın sınırı çok önemlidir: CANALS, ALS’nin ilerlemesini, yaşam süresini veya motor nöron kaybını değerlendirmedi. Bu nedenle sonuç, nabiximols ALS’yi yavaşlatır anlamına gelmez. Yalnızca belirli bir belirti üzerinde kısa süreli bir fayda ihtimalini gösterir.

Dronabinol çalışması: Kramplarda plaseboya üstünlük yok

Weber ve arkadaşlarının 2010 yılında yaptığı çalışma, ALS hastalarında THC’nin kramplar üzerindeki etkisini inceledi. Çalışma randomize, çift kör ve çapraz tasarımlıydı. 27 kişi çalışmaya alındı, 22 kişinin verisi analiz edildi.

Katılımcılar iki hafta dronabinol, iki hafta plasebo aldı. Araştırmacılar kramp şiddetini ve sayısını ölçtü. Fasikülasyon, uyku, iştah, depresyon ve yaşam kalitesi de değerlendirildi.

Sonuçta dronabinol, kramp şiddeti veya kramp sayısı bakımından plaseboya üstün bulunmadı. Fasikülasyon, uyku, iştah, depresyon ve yaşam kalitesi ölçümlerinde de anlamlı bir fark görülmedi. Bu çalışma, kenevir kaynaklı her ürünün ALS belirtilerinde işe yarayacağı düşüncesini desteklemiyor.

Fransa’daki hasta anketi: Öznel fayda bildirimleri

2023 yılında Fransa’da yapılan ankete 129 ALS hastası katıldı. Bunların 28’i kenevir kullandığını bildirdi. Katılımcılar kas sertliği, kramplar, fasikülasyon, ağrı, uyku kalitesi ve duygusal durumda öznel fayda bildirdi. Çalışmada bazı kişiler uyku hali, öfori ve ağız kuruluğu gibi hafif yan etkiler de bildirdi.

Bu sonuçlar hastaların yaşadığı deneyimi anlamak açısından önemlidir. Ancak bu çalışma kontrollü klinik deney değildir. Katılımcılar rastgele seçilmedi, plasebo grubu yoktu ve sonuçlar hasta beyanlarına dayanıyordu. Bu yüzden anket, kenevirin belirtileri gerçekten azalttığını veya hastalığın seyrini değiştirdiğini kanıtlamaz.

2024 kohort çalışması: Bazı belirtilerde ilişki, hastalık ilerlemesinde belirsizlik

ABD’de yayımlanan geriye dönük kohort çalışmasında 344 ALS hastasının tıbbi kayıtları incelendi. Tıbbi kenevir kullanımı ağrı, iştahsızlık ve kısa vadeli kaygının azalmasıyla ilişkili bulundu. Buna karşılık spastisite, uykusuzluk ve vücut kitle indeksinde anlamlı fayda görülmedi.

Kenevir kullanan grupta ALSFRS-R düşüşü daha hızlı görünüyordu. ALSFRS-R, ALS’te hareket, konuşma, yutma ve solunum gibi işlevleri izlemek için kullanılan bir ölçektir. Ancak bu bulgu, kenevirin hastalığı hızlandırdığı anlamına gelmez.

Çünkü kenevir kullanan hastalar, kullanmayanlara göre başlangıçta daha ağır belirtilere sahipti ve hastalıkları zaten daha hızlı ilerliyordu. Buna karıştırıcı etken denir. Ağır hastaların kenevir kullanma olasılığı daha yüksek olabilir. Bu nedenle geriye dönük gözlemsel çalışmadan neden sonuç çıkarılamaz.

Vaka çalışması var mı?

2017 yılında yayımlanan bir vaka raporunda, 40 yaşındaki primer lateral skleroz hastasının CBD yağı kullandığı anlatıldı. Primer lateral skleroz, motor nöron hastalıkları grubunda yer alsa da ALS ile aynı hastalık değildir.

Bu tekil vaka, bazı hastaların belirtilerle baş etmek için kendi kendine tedavi arayışına girdiğini gösterir. Fakat tek bir kişinin deneyimi, ALS tedavisi için klinik kanıt sayılamaz. Vaka raporlarında plasebo karşılaştırması, yeterli örneklem ve uzun süreli kontrol bulunmaz.

Hayvan çalışmaları ne söylüyor?

ALS fare modellerinde kannabinoidlerin antioksidan, antiinflamatuvar ve nöroprotektif etkileri araştırıldı. Bazı deneylerde hastalık başlangıcının gecikmesi veya ilerlemenin yavaşlaması yönünde bulgular elde edildi.

2018 tarihli sistematik derleme, ALS fare modellerindeki çalışmaların bazı olumlu sinyaller verdiğini bildirdi. Ancak derleme, insanlarda klinik araştırma yapılmadan önce daha standartlaştırılmış çalışmalara ihtiyaç olduğunu da vurguladı.

Bu ayrım temel önemdedir. Farede motor işlevin daha uzun süre korunması, insanda ALS’nin yavaşlayacağı anlamına gelmez. İnsan çalışmalarında güvenli doz, hastalık evresi, solunum etkileri ve diğer ilaçlarla etkileşim ayrıca incelenmelidir.

Kenevir ALS’yi yavaşlatıyor mu?

Mevcut insan çalışmaları, kenevir veya kannabinoidlerin ALS’nin temel ilerleme mekanizmasını durdurduğunu, motor nöron kaybını önlediğini veya yaşam süresini uzattığını kanıtlamıyor.

Buna karşılık bazı sınırlı bulgular, belirli hastalarda ağrı, iştahsızlık, kısa vadeli kaygı, spastisite veya başka kasla ilgili belirtilerde yardımcı olabileceğini düşündürüyor. Bu bulguların bir bölümü küçük klinik deneylerden, bir bölümü hasta beyanlarından, bir bölümü de gözlemsel kayıtlardan geliyor.

Buradaki farkı şöyle düşünebiliriz: Belirti yönetimi, ağrı veya kas sertliği gibi bir sorunu geçici olarak azaltmaya çalışmaktır. Hastalığı değiştiren tedavi ise hastalığın ilerlemesini yavaşlatmayı hedefler. Bir ağrı kesicinin ağrıyı azaltması, hastalığın nedenini ortadan kaldırdığı anlamına gelmez. Kannabinoid araştırmalarında bugünkü kanıtlar daha çok ilk alana yakındır.

Güvenlik ve ilaç etkileşimleri

THC ve CBD içeren ürünler uyku hali, baş dönmesi, dikkat azalması, ağız kuruluğu ve denge sorunlarına yol açabilir. Bu etkiler ALS hastalarında daha dikkatli değerlendirilmelidir. Çünkü bazı hastalarda yutma güçlüğü, solunum kaslarında zayıflık veya düşme riski bulunabilir.

FDA, CBD için karaciğer hasarı ve ilaç etkileşimi risklerine dikkat çekmektedir. CBD başka ilaçların etkisini artırabilir veya azaltabilir. Karaciğer kan testleriyle ortaya çıkabilen sorunlar, hekim takibi olmadan gözden kaçabilir.

Ürün içeriği ve doz da önemli bir sorundur. Denetimsiz ürünlerde THC ve CBD miktarı etikette yazandan farklı olabilir. Kirlenme, başka ilaçlarla etkileşim ve standart dışı doz riski vardır.

Bu nedenle ALS hastaları kendi kendine tedaviye başlamamalı, internetten kontrolsüz ürün kullanmamalı ve reçeteli ALS ilaçlarını doktoruna danışmadan bırakmamalıdır. Solunum desteği, beslenme desteği veya nöroloji tarafından planlanan tedavi kesilmemelidir.

Türkiye açısından değerlendirme

Türkiye’de ALS hastalarının tıbbi kannabinoidlere erişimi, hangi ürünlerin ruhsatlı olduğu, reçete koşulları ve geri ödeme durumu ayrı ayrı incelenmelidir. Bu yazı kapsamında, ALS için kannabinoid kullanımına ilişkin güncel ve kapsamlı bir TİTCK ruhsat veya SGK geri ödeme kaydı doğrulanamadı.

Resmî düzenlemeler, kenevirden ilaç etkin maddesi üretimi ve bilimsel araştırma süreçleri için izin ve denetim çerçevesi tanımlıyor. Bu durum, endüstriyel veya araştırma amaçlı üretim ile hastanın kendi başına ürün kullanmasının aynı şey olmadığını gösterir.

Türkiye açısından tartışılması gereken sorular şunlardır: ALS hastaları güvenli ve standardize ürünlere hangi koşullarda erişebilir? Hekimler için kanıt ve doz bilgisi nasıl sağlanır? Geri ödeme kararları hangi klinik ölçütlere göre verilir? Solunum ve yutma riski olan kişilerde güvenlik nasıl izlenir?

Bu soruların yanıtı, keneviri övmek veya reddetmekten çok standart, hekim kontrollü ve kanıta dayalı sağlık hizmeti kurmakla ilgilidir.

Sonuç

Bugünkü kanıtlar, kenevirin ALS’yi tedavi ettiğini veya hastalığın ilerlemesini durdurduğunu göstermiyor. CANALS çalışması, nabiximols içeren spreyin spastisite belirtilerinde sınırlı bir fayda sağlayabileceğine işaret etti. Dronabinol çalışması kramplarda anlamlı üstünlük göstermedi. Anket ve kohort çalışmaları bazı belirtilerde olası fayda sinyalleri verdi, ancak nedensellik kanıtlamadı. Hayvan deneyleri ise insan tedavisi için henüz erken aşamada.

Bu nedenle kannabinoidler, özellikle belirti yönetimi bakımından araştırılmaya devam eden bir alandır. Daha büyük, uzun süreli, iyi tasarlanmış ve standardize edilmiş klinik araştırmalara ihtiyaç var. ALS hastaları tedavilerini, reçetelerini veya solunum desteğini doktorlarına danışmadan değiştirmemelidir.

Uyarı

Bu yazı tıbbi öneri değildir. Kenevir veya kannabinoid içeren ürünler ALS tedavisi için hekim gözetimi olmadan kullanılmamalıdır. ALS tedavisi, reçeteli ilaçlar, beslenme, solunum desteği ve rehabilitasyon dahil olmak üzere uzman ekip tarafından planlanmalıdır. Reçeteli ilaçlar veya solunum desteği doktora danışılmadan bırakılmamalıdır. Türkiye’de kenevir ve kenevirden elde edilen ürünler mevzuata tabidir. Mevzuata aykırı temin, bulundurma, kullanım veya üretim ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.

Kaynaklar

Sıkça Sorulan Sorular

Kenevir ALS’yi yavaşlatır mı?
Bugünkü insan çalışmaları, kenevir veya kannabinoidlerin ALS’nin ilerlemesini yavaşlattığını ya da motor nöron kaybını durdurduğunu kanıtlamıyor.
ALS’te nabiximols ne için araştırılıyor?
THC ve CBD içeren standardize nabiximols spreyi, özellikle spastisite belirtileri için araştırıldı. CANALS çalışmasında küçük fakat istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme görüldü.
Dronabinol ALS kramplarına iyi gelir mi?
27 kişinin alındığı ve 22 kişinin analiz edildiği randomize çapraz çalışmada dronabinol, kramplar veya ikincil ölçümlerde plaseboya üstün bulunmadı.
CBD yağı ALS tedavisinin yerine geçebilir mi?
Hayır. Vaka raporları ve hasta anketleri tedavi kanıtı değildir. CBD yağı, reçeteli ALS ilaçlarının veya solunum desteğinin yerine kullanılmamalıdır.
ALS’te kenevir kullanımı güvenli mi?
Ürün ve doza göre değişen riskler vardır. Uyku hali, baş dönmesi, dikkat azalması, denge sorunları, ilaç etkileşimleri ve CBD’de karaciğer hasarı riski hekim tarafından değerlendirilmelidir.