Kenevir Tarihçesi

Geçmişten Bugüne Türkiye'de Kenevirin Tarihi

Geçmişten Bugüne Türkiye'de Kenevirin Tarihi kapak görseli

Kenevir, insanlık tarihinin en eski kültür bitkilerinden biridir ve Türkiye topraklarında da uzun bir geçmişe sahiptir. Anadolu’da kenevirin iplik, kumaş ve halat üretiminde kullanıldığına dair izler mevcuttur. Özellikle Orta Karadeniz, Marmara ve İç Anadolu bölgelerinde kenevir tarımı uzun yıllar boyunca sürdürülmüştür. Kenevirin dünya genelindeki tarihsel yolculuğu için dünyada kenevirin tarihçesi yazımıza bakabilirsiniz.

Osmanlı Döneminde Kenevir

Osmanlı İmparatorluğu döneminde kenevir, hem askeri hem sivil üretimde stratejik bir hammaddeydi. Donanma için halat, yelken ve kumaş üretiminde önemli bir yere sahipti. Samsun, Kastamonu, Amasya ve Tokat gibi şehirler kenevirin üretim merkezi haline gelmişti. Devlet, kenevir üretimini teşvik etmenin yanı sıra belirli bölgelerde üretimi zorunlu da kılabiliyordu.

Cumhuriyet Dönemi ve Üretimin Daralması

Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte kenevir üretimi 1930’lu ve 1940’lı yıllarda önemli bir düzeye ulaştı. Tekstil, çuval, ip, urgan ve halat gibi ürünlerin hammaddesi olarak yaygın şekilde kullanıldı. Ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında, Birleşmiş Milletler nezdinde alınan kararlar ve başını ABD’nin çektiği yasaklama politikalarının etkisiyle Türkiye’de de kenevir üretimi kısıtlandı. Psikoaktif madde THC (tetrahidrokannabinol) nedeniyle kenevir denetime tabi bir ürün olarak sınıflandırıldı ve üretimi yalnızca devlet denetiminde, izne bağlı hale geldi.

2016 Sonrası: Endüstriyel Kenevirin Yeniden Serbest Bırakılması

Kenevirin endüstriyel ve tıbbi potansiyelinin yeniden gündeme gelmesiyle mevzuat da değişmeye başladı. 29 Eylül 2016 tarihli Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik (Resmî Gazete No. 29842), lif, tohum ve sap üretimi amacıyla belirli illerde kontrollü kenevir tarımına izin verdi. Yönetmelik kapsamında:

  • Üretim, başlangıçta 19 ilde (Amasya, Antalya, Bartın, Burdur, Çorum, İzmir, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kütahya, Malatya, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, Uşak, Yozgat ve Zonguldak) izne bağlı olarak serbest bırakıldı; izinli il sayısı sonraki yıllarda artırıldı.
  • Üreticiler, her yıl belirli bir başvuru döneminde valiliğe başvurup izin almak zorundaydı.
  • Yalnızca THC oranı düşük sertifikalı tohumların kullanılması şartı getirildi.

2019 yılında dönemin Cumhurbaşkanı’nın kenevir üretiminin yeniden yaygınlaştırılmasına yönelik açıklamaları, bu alandaki kamu ve özel sektör ilgisini artırdı. Bugün Kastamonu, Samsun ve Amasya gibi geleneksel kenevir bölgelerinde üretim yeniden canlanıyor. Güncel yetiştiricilik çerçevesi için Türkiye’de kenevir yetiştiriciliği yazımıza bakabilirsiniz.

2025-2026: Tıbbi Kullanıma Açılan Kapı

Türkiye’de kenevir mevzuatının en önemli dönüm noktası 2025-2026’da yaşandı:

  • 20 Temmuz 2025: TBMM Genel Kurulu’ndan geçen düzenlemeyle, kenevirden elde edilen tıbbi ürünlerin, sağlık destek ürünlerinin ve kişisel bakım ürünlerinin yalnızca eczanelerde ve hekim reçetesiyle satışına olanak tanındı.
  • 31 Ocak 2026: Yayımlanan Kenevirden Elde Edilen Ürünlere Dair Yönetmelik, bu ürünlerin üretim, ruhsatlandırma, izlenebilirlik ve satış süreçlerini düzenledi. Buna göre ürünlerde THC üst sınırı %0,3 olarak belirlendi, satış eczanelerle sınırlandırıldı ve tıbbi ürünler için elektronik reçete sistemi üzerinden izlenebilirlik zorunlu kılındı. Aynı tarihte kenevir yetiştiriciliğine dair mevzuat da yenilendi ve 2016 yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı.

Bu düzenlemeler, tıbbi kenevirin serbest bir tüketim ürünü haline geldiği anlamına gelmiyor; denetimli, reçeteye bağlı ve izlenebilir bir erişim çerçevesi kuruyor. Yasallaşma sürecinin ayrıntıları için Türkiye’de kenevir yasallaştırma faaliyetleri yazımıza bakabilirsiniz.

Türkiye’nin Potansiyeli

Türkiye, iklimi ve tarım altyapısı sayesinde kenevir üretimi için elverişli koşullara sahiptir. Kenevirin görece düşük su ihtiyacı ve çok yönlü kullanım alanları, hem küçük üreticiler hem de sanayi açısından bir fırsat sunuyor. Bu potansiyelin değerlendirilebilmesi için mevzuatın uygulamaya net biçimde yansıması, üretici eğitimlerinin ve Ar-Ge yatırımlarının desteklenmesi önem taşıyor.

Sonuç

Geçmişte donanma halatlarından ev tekstiline kadar pek çok alanda kullanılan kenevir, yıllar süren kısıtlamaların ardından bugün yeniden Türkiye’nin gündemindedir. 2016’daki endüstriyel serbestleşme ve 2025-2026’daki tıbbi düzenlemelerle birlikte kenevir, tarım ve sağlık politikalarında denetimli bir çerçevede yeniden yerini alıyor.

Kaynaklar

Sıkça Sorulan Sorular

Türkiye'de kenevir tarımı hangi dönemde en yaygındı?
Kenevir, Osmanlı döneminde donanma için halat, yelken ve kumaş üretiminde stratejik bir hammaddeydi; Samsun, Kastamonu, Amasya ve Tokat gibi şehirler üretim merkeziydi. Cumhuriyet'in ilk on yıllarında da tekstil ve halat sanayisinin temel girdilerinden biri olarak yaygınlığını sürdürdü.
Türkiye'de kenevir üretimi neden kısıtlandı?
20. yüzyılın ikinci yarısında, başını ABD'nin çektiği uluslararası uyuşturucu politikaları ve 1961 Birleşmiş Milletler Tek Sözleşmesi'nin etkisiyle kenevir denetim altına alındı. Psikoaktif madde THC nedeniyle üretim yalnızca devlet denetiminde ve izne tabi hale getirildi.
Türkiye'de endüstriyel kenevir hangi illerde yetiştirilebiliyor?
2016 tarihli yönetmelikle lif, tohum ve sap üretimi için başlangıçta 19 ilde izin verildi; izinli il sayısı ilerleyen yıllarda artırıldı. Üretim, Tarım ve Orman Bakanlığı denetiminde, valilikten alınan izinle ve THC oranı düşük sertifikalı tohumlarla yapılıyor. Bu yönetmelik 31 Ocak 2026'da yenilenen mevzuatla yürürlükten kaldırıldı.
Türkiye'de tıbbi kenevir artık yasal mı?
20 Temmuz 2025 tarihli yasa ve 31 Ocak 2026 tarihli Kenevirden Elde Edilen Ürünlere Dair Yönetmelik ile, THC oranı en fazla %0,3 olan tıbbi ürünlerin yalnızca eczanelerde ve hekim reçetesiyle satışına olanak tanındı; reçetesiz satış yasak. Bu, serbest bir tüketim anlamına gelmez, denetimli bir erişim çerçevesidir.